Norveç’ten Gelen Kar Yağışı

It Is Snowing On My Piano

Yıllar önce bir Ericsson reklamı vardı. Yıl 2000 olmalı. Telefonun altına takılan portatif bir klavye geliştirilmişti. Ericsson Chat Board ismiyle piyasaya sürülen bu alet pek tutmadı ama reklam sloganı tutmuş olacak ki hala aklımda: “Ericsson Chat Board: Süper bir icat!”

Last.fm de, hiç şüphesiz son dönemin en iyi icatlarından biriydi. Di’li geçmiş zaman kullanmamın sebebi eski popülerliğini yitirmesi… 2007’den beri üye olduğum platformu ben de artık hiç kullanmıyorum.

Bilmeyenler için kısaca Last.fm’i izah edeyim. Önce siteye üye olup bir profil oluşturuyorsun. Daha sonra müzik dinlemeye başlıyorsun. Müzik dinlemek için hangi programı kullanıyorsan (Windows Media Player vs.) buna bağladığımız Last.fm eklentisi, dinlediğimiz müzikleri eşzamanlı olarak profiline kaydediyor. Yani şarkıları siteye skropluyor.

Belirli bir müddet sonra, site o güne değin dinlediklerin neticesinde sana tavsiyede bulunuyor, bunu dinlemişsin, buna yakın bu isimler de var diye… Şarkı listeleri oluşturabiliyorsun. Ayrıca müzik zevkinin ortak olduğu insanlarla iletişime geçme, arkadaş olabilme imkânı da sunuyor.

home

İstanbul

Konuyu fazla dağıtmadan asıl meseleye geliyorum. Bugge Wesseltoft, Last.fm sayesinde hayatıma giren müzisyenlerden biri. Ağırlıklı olarak piyano dinlediğim için, bana önerilenler listesinde dikkatimi çekmiş ve Norveçli müzisyenle bu sayede tanışmıştım.

Wesseltoft 1964 doğumlu. Müzisyen bir aileden geliyor. Müziğini biraz dinledikten sonra tarzı oldukça hoşuma gitti. Şu ana değin en çok dinlediğim albümü It Is Snowing On My Piano oldu. Bu albümü, isminin de yarattığı psikolojik itkisinden olacak, en çok kış mevsimine yakıştırırım. Sanki başka zaman dinlesem anlamını pek bulamayacak gibi hissederim.

It Is Snowing On My Piano, aynı zamanda Wesseltoft’un 4 solo piyano albümünden ilki olma özelliğini de taşıyor. İçerisinde 12 adet şarkı var. Çıkış tarihi 1997. Birkaç sene önce Zorlu PSM’de bir diğer Norveçli, caz vokalisti Rebekka Bakken’i canlı dinlemiştim. Bu müziğin cevherini keşfetmek için yakın zamanda görmek istediğim ülkelerden biri de Norveç.

Polonya’dan Grzech Piotrowski’nin Archipelago, Sırbistan’dan Boris Kovac’ın Fly By albümleriyle dönmüştüm. Umarım, yakın zamanda Wesseltoft’un da kendi ülkesinden bir albümüyle yurda dönme şansına erişirim. O zaman şarkıyı hep birlikte dinleyelim, kitap okurken nefis gider diye düşünüyorum, umarım beğenirsiniz…

Leave a Reply