YDS Hazırlık

YDS Taktikleri

Herkese merhaba!

Bitmeyen kabus, herkesin korkulu rüyası YDS yani Yabancı Dil Sınavından bahsetmek istiyorum bugün. Bu yazıda YDS taktikleri başta olmak üzere, bu sınavla ilgili genel yorumlarımı ve tavsiyelerimi bulacaksınız. Ancak bu yazı, benzer tarzda olduğu için YÖKDİL veya E-YDS sınavlarına girecekler için de iyi bir yol gösterici olacaktır elbette.

Bildiğiniz gibi, ÖSYM tarafından önceleri KPDS (Kamu Personeli Dil Sınavı) ve ÜDS (Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı) olarak ayrı ayrı yapılan bu İngilizce sınavları daha sonradan YDS adı altında tek bir İngilizce sınavı olarak birleştirildi.

YDS sınavı kimisi için dil tazminatı demek, kimisi için ise akademik kariyer nedeniyle yerine getirilmesi gereken ön şartlardan biri. Örneğin yüksek lisans veya doktora yapmak isteyenlerin vermesi gereken sınavlardan bir tanesi bu.

Ya da bir iş görüşmesi öncesi CV’nizde İngilizce bilginizi kanıtlamak istiyor da olabilirsiniz. İnsanların YDS yüksek puan almak istemesinin sebepleri çok çeşitli olabiliyor. Neyse, bizim asıl konumuz bu değil zaten.

Çevremde, yoğun diyebileceğim bir çaba sarf etmesine rağmen bu sınavdan istediği puanı alamayan/düşük puan alan birçok insan görüyorum. İngilizce kurs tavsiyesi başlıklı yazımda belirttiğim gibi, yalnızca yazılı yapılan bu test bir dili ölçmenin hiçbir şekilde yeterli ve doğru bir kriteri olamaz. Değil zaten.

Bu sınavdan belki seksenin/doksanın üzerinde not alıp da, arka arkaya teklemeden doğru dürüst üç İngilizce cümle kuramayan insanlar görmemizin başlıca nedenlerinden biri de bu aslında.

Ancak bu sınav önümüzde engelli koşularda yer alan engeller gibi öylece duruyor ve bir şekilde de bu engeli atlamak zorundayız neticede. Yani bu duvarı geçmekten başka şansımız yok. Öyleyse ne yapacağız?

YDS Hazırlık Tavsiyeleri

İnternet alemi, YDS İpuçları, YDS taktikleri başlıklı onlarca belki yüzlerce yazıyla dolu. Ben de başlığı bu şekilde koydum ama siz ona aldanmayın sakın. Zira bu yazı, kesinlikle bildiğiniz türde sıradan bir yazı olmayacak.

Açıkça söylemek gerekirse benim klişeleşmiş reçetelerim yok. Yani işte bir soruda şunu görürseniz mutlaka bunu işaretleyin demeyeceğim ben bu kez.

Zaten zaman içerisinde giderek geliştirilen sınav soruları, artık bu tür hazır reçetelerin hiçbir hükmünün kalmadığını hepimize gösterdi. Dolayısıyla benim önerilerim biraz daha farklı ve ayakları gerçekten yere basan cinsten olacak.

Söylediğim adımlara dikkat ettiğiniz takdirde, hazırlığınızı belli bir zamana yayarak, gerçekten emek harcayarak ve son olarak savruk değil sistematik çalışarak bu sınavdan benim gibi yüksek bir not almamanız için hiçbir neden yok.

Ben, uzun yıllarımı İngilizce kurslarında İngilizce öğrenmek için harcadığımı daha önce yazmıştım zaten. Bu da şu demek oluyor ki, bu sınav için çok ciddi bir altyapı şart. Kendi kişisel İngilizce kurs deneyimim toplamda altı yıldan daha fazla.

Bu sınavı geçmek için, sizin de yıllarca İngilizce kurslarına gitmeniz gerekmiyor. Bunu söylemiyorum. Ancak unutmamanız gereken çok önemli bir şey var.

Ciddi bir altyapıdan kastım şu: Sıfırdan başlayarak 5-6 aylık, hatta atıyorum bir yıllık bir genel İngilizce kurs deneyimi, Beginner, Elementary, Pre İntermadiate gibi seviyeler, bu sınava hazırlanmaya başlamak için kesinlikle ama kesinlikle yeterli bir İngilizce seviyesi değil!

Eğer İngilizceniz zayıfsa (lütfen bu konuda kendinize karşı dürüst olun), bence en az 1 – 1,5 yıl genel İngilizce kursu almanız gerekiyor. Önce üzerine basa basa bunu söylemem şart. Peki, bunu neden söylüyorum? Kimsenin moralini bozmak, hevesini kırmak için değil elbette. Hemen anlatayım.

YDS

Yet kelimesi bize sürekli olarak Present Perfect Tense’in time expressionlarından yani zaman ifadelerinden biri olarak öğretildi. Anlamı da henüz demek. Doğru mu? Doğru. Güzel, öyleyse örnek cümlemizi alalım hemen: I haven’t finished my homework yet. Henüz ödevimi bitirmedim deniliyor. Bu tamam.

Aynı şekilde, since kelimesinin de genelde Present Perfect veya Present Perfect Continuous (Veya sonradan değişen ismiyle Progressive) ile kullanıldığını biliyoruz. Anlamı -den beri. Burada da şu örneği verelim hemen öyleyse: I’ve lived in İstanbul since I was born. Doğduğumdan beri, İstanbul’da yaşıyorum.

Gördüğünüz gibi, en az Intermediate seviyesine gelmiş herkes bunları zaten bilir. (İçinizde “İyi ama ben bunları da bilmiyorum ki” diyenler varsa, onların durumu daha da vahim ama yapacak bir şey yok, yine de ilerisi için bu yazıyı okumaya devam edebilirsiniz.) Buraya kadar hiçbir problem yok ve her şey yolunda gitti.

Fakat sorun şu ki, bu örnek verdiğimiz yet ve since kelimeleri İngilizcede aslında farklı görevlerde de kullanılan iki kelime. İşin kötüsü, tek örnek yalnızca bu ikisi de değil. Böyle bir sürü kelime var.

Örneğin yet, conjuction yani bağlaç olarak da kullanılıyor. Yani bunu Present Perfect Tense’den bağımsız olarak, pat diye cümle başlarında da görmeniz olası. Fakat ne zaman? Elbette daha ileri seviyelerde.

İşte örneğimiz: He is overweight and bald, yet somehow he’s attractive. Yani diyor ki; O kilolu ve keldir, fakat (yet) her nasılsa/bir şekilde (somehow) çekici. Şimdi de since için basit bir örnek vereyim: Since stress is an indispensible part of modern life, everyone experiences it in some way. Türkçesi; Stres, modern yaşamın vazgeçilmez bir parçası olduğu için, herkes bir şekilde onu tecrübe eder.

Yani sonuç olarak Yet’in fakat, Since’in ise çünkü (because) anlamı da var. Yani since kelimesi de bir bağlaç aslında. Ve söz gelimi İngilizce öğrenen herhangi bir kişi, gittiği kurs/aldığı İngilizce özel ders dışında kendi çabasıyla çok fazla bir efor sarf edip öğrendiklerinden çok daha fazlasını merak etmemişse, ne yazık ki bunları bilmez. Çünkü Advanced (veya bir başka deyişle ileri seviye İngilizce kurları) öncesi bunlar öğrenciye pek gösterilmez/öğretilmez.

Aşağıda, İstanbul İngilizce kurs için Boğaziçi Üniversitesinin İngilizce kursuna gittiğim yıllardan kalan dört adet İngilizce okuma parçası paylaşıyorum. Bunlardan ilk iki İngilizce okuma parçası Advanced 2, diğeri ikisi ise Intermadiate 1 kurlarında dağıtılmıştı.

Boğaziçi Üniversitesi İngilizce Kurs seviyeleri toplamda 11 taneydi: İlk 4 kur başlangıç, sonraki 4 seviye orta ve son 3 kur ileri düzey İngilizce. (Merak edenler için ayrıntılar burada: Boun İngilizce )

İntermediate sınıfında verilen textler görüldüğü gibi çok daha kolay, daha anlaşılır. Bir inceleyin.

YDS hazırlık

YDS hazırlık

İngilizce okuma parçası

YDS ipuçları

Gelin şimdi biz de basit bir şekilde burada kendimizi sınayalım isterseniz. Alttaki kalıplara hızlıca bir göz atın lütfen.

  1. As a consequence
  2. On behalf of
  3. Hence
  4. Afterwards
  5. To illustrate
  6. İndeed
  7. Likewise
  8. Only if
  9. As if
  10. İf only
  11. Except for
  12. Regardless of
  13. Fearing that
  14. Whatsoever
  15. Apart from
  16. Otherwise
  17. In brief
  18. For the sake of
  19. On the other hand
  20. In other words

Bunlardan kaç tanesini daha önce gördünüz ve anlamını, kullanım kurallarını gerçekten çok iyi biliyorsunuz? Eğer cevabınız 10’dan az ise bu sınava çalışmaya başlamak için erken. Üstelik ben, kolaylık olması açısından burada sadece yirmi basit örnek sıraladım.

Bunlardan belki onlarca var ve hepsi de YDS/Yökdil/E-YDS sınavlarında bir şekilde bir yerde karşınıza çıkıyor/çıkacak. Bazen YDS paragraf soruları içinde, bazen Close Testte, ama özetle neredeyse her soruda!

YDS kursları, üzülerek belirtmeliyim ki, az önce bahsettiğim (yet & since örneği) detayı ve/veya üstte gördüğünüz kalıpların bir çoğunu henüz hiç bilmeyen, hatta bunları hayatında ilk kez gören bir sürü öğrenciyle dolu oluyor genelde.

(Bu yazıyı okurken siz bu durumda olmayabilirsiniz ancak emin olun ki böyle bir sürü kişi gerçekten var.) “Herkesin paşa gönlü bilir, insanlar bir an önce girmek istiyor, acelesi varsa başka ne yapsınlar” diyebilirsiniz pekala. Yanlış anlaşılmasın, buna bir itirazım yok elbette.

Çünkü özellikle de zaman sıkıntısı olup bu sınavın bir an önce verilmesinin gerektiği durumlar sıkça görülüyor. Ancak şunu söylemeliyim ki, bu seviyede yapacağınız hazırlık size ihtiyacınız olan enerjiyi, özellikle de zamanı ve belki de hepsinden önemlisi hazırlık sürecinde sahip olmanız gereken morali hepten kaybettirecek aslında. Çünkü görüyorum, bariz bir şekilde kaybettiriyor…

Örneğin seviyeniz Intermediate ise Advanced olmadan bu sınava çalışmaya başlamayın. Kısacası, önce genel İngilizce seviyemizi en üste taşımak zorundayız! İnanın, başka çaremiz yok. YDS hazırlık için birinci kural bu. Yavaş ama sağlam adımlarla ilerleyeceğiz. Temeli sağlam çıkmazsanız, o bina ayakta durmaz, anında yıkılır.

Ondan sonra  yetersiz bir şekilde sınava hazırlanırken, so as to ile as for birbirine girer, notwithstanding acaba neydi diye düşünürken, though ile due to arasındaki fark neydi çıkaramazsınız. Kafanız hepten çorba olur.

Bir bakmışsınız, sınav süresinin bitimine yarım saat kalmış ve siz hala 50. sorudasınız… (Bu arada YDS toplam soru sayısı 80, süre 3 saat)

İngilizce kur seviyeleri

İngilizce kur seviyeleri farklı olabiliyor. Üstteki tabloya bakarak, daha da somutlaştırayım hemen bu durumu. Örneğin bu tabloya göre, seviyesi Upper Intermadiate olan biri için birkaç aylık süre en azından Advanced Basice ulaşmak için yeterli olur.

Eğer B1 yazan Intermadiate seviyesindeyseniz elbette bu süre biraz daha uzayacaktır. Buna göre, YDS sınav hazırlığı için bu tabloda görülen C1’i bitirmiş olmak ön şart. Yani en az Advanced Basic bitmiş olmalı. Veya en kötü o seviyeye gelmiş olmalısınız. Peki bu seviyede ne olur?

Değerli arkadaşlar, YDS akademik bir sınavdır. Günlük konuşma dili İngilizcesi ile uzaktan yakından alakası yoktur diyebiliriz. Şimdi şu iki örneği bir inceleyin lütfen. Bu birinci örneğimizde bir bilim adamı konuşuyor:

“It’s the carbon content of what goes into your plastic bags, not the plastic bags themselves, that we should be worrying about” says Chris Gordall, the author of How To Live a Low Carbon Life, And Ten Technologies To Save The Planet.

Burada ise basit (!) bir tanım cümlesi var:

On December 26, Kwanzaa is celebrated. It is a holiday to commemorate African heritage. Kwanzaa lasts a week during which participants gather with family and friends to exchange gifts and to light a series of black, red and green candles, which symbolize the seven basic values of African American family life that are unity, self determination, collective work and responsibility, cooperative economics, purpose, creativity and faith.

Ne diyor bu cümlelerde? Bir kısmınızın şu an kendi kendine şunu söylediğine adım gibi eminim: Whatlar, notlar birbirine girdi yahu, ilk cümlede it is the carbon content of’tan sonrası kopup gitti… Hele o ikincisi yok mu! O koca paragraf tek bir cümle mi, nedir, ne değildir anlayamadım…

Bu iki örnek, YDS paragraflarında sıkça göreceğiniz türden tipik bir yazım biçimidir. Seviye olarak Advanced değilseniz, it is the carbon content of’tan sonra gelen ve tanımlama yapan yancümleyi (İngilizcede clause olarak geçer) görmeniz ve ondan sonraki bölümü bütünüyle anlamanız gerçekten çok zordur.

Dikkat ettiyseniz, her iki örnek cümlede de, kendisinden önce gelen şeyi açıklayan which, what ve that’i maviyle işaretledim. Yeşil ile işaretlediğim that ise, o cümleye, ki bu da endişelenmemiz gereken şeydir anlamını veriyor. Bu da bir başka YDS paragraf örneği:

Photosynthesis, the process by which green plants and certain other organisms use the energy of light to convert carbon dioxide and water into simple sugar glucose, occurs in green plants, seaweeds, algae, and certain bacteria. These organisms are veritable sugar factories, producing millions of new glucose molecules per second. Plants use much of this glucose as an energy source to build leaves, flowers, fruits and seeds. Some plants produce more glucose than they use, however, and they store it in the form of starch and other carbohydrates in their roots, stems and leaves. (Kaynak: Akın Dil Eğitim)

İşte advanced seviyesine gelmiş bir öğrenci, iyi bir gramer altyapısına ve gelişkin bir sözcük dağarcığına sahip olur. En azından çoğu gramer kuralına ve kelime bilgisine hakim olduğu varsayılır. Böyle bir paragraf veya metin ile karşılaştığında çok afallamaz. Belki kelimesi kelimesi okuduğunu anlamaz ama en azından anlatılmak istenen ana düşünceyi kavrar. Söylemeye çalıştığım şey tamamen bu.

Bundan sonra, onun sınav için yapması gereken şey, daha çok bilimsel kelime ve kavram, özellikle de phrasal verb öğrenmek olacaktır. Ve elbette bol bol alıştırma çözüp sürekli okumalar yapmak. Zira Phrasal Verbleri de ancak belli bir seviyeden sonra öğrenip kullanmaya başlarsınız.

YDS Taktikleri

YDS akademik bir sınav olduğu için, örneğin Present Continuous, Past Continous gibi, genel İngilizce kurslarında belki haftalarca öğretilen tenseler çok fazla önem taşımaz. Bunları çok iyi bilmenin de, en azından YDS sınavı geçmek için pek bir anlamı yoktur.

Bu tür geçmişte veya şimdi devam eden eylemleri ifade eden continuous tenseler birkaç istisna hariç, bu tür akademik sınavlarda doğru cevap olarak da karşımıza çıkmaz. Dikkat edin, asla doğru cevap olamaz demiyorum!

Klasik bir iki örnek verelim hemen: When you arrived home, I was sleeping. Dün eve geldiğinde, ben uyuyordum. Bir başka örnek: I am studying English at the moment. Şu an İngilizce çalışıyorum.

Şimdi de, yukarıda bahsettiğim türden, daha önce sınavlarda çıkmış az sayıdaki Progressive tense doğru cevap örneklerinden birkaçını paylaşayım:

KPDS Mayıs 2009’da çıkmış bir soru:

There …………. various indications that the current financial crisis ………. a damaging effect on technology companies.

  • A) are/is having
  • B) were/will have
  • C) had been/has had
  • D) have been/would have had
  • E) would have been/had had

Doğru cevap: A

KPDS Kasım 2009’da çıkmış bir soru:

Although she …………. properly yet, the recipient of the world’s first face transplant …………… well, according to the first scientific report of the operation.

  • A) hadn’t smiled/would have done
  • B) didn’t smile/will do
  • C) doesn’t smile/may have done
  • D) couldn’t have smiled/does
  • E) can’t smile/is doing

Doğru cevap: E

Bu soru da Eylül 2013 tarihli sınavdan:

The discovery that the Universe ………… at an accelarating rate ……………… two rival teams of scientists a Nobel Prize in Physics.

  • A) is expanding/has earned
  • B) will be expanding/had earned
  • C) was expanding/must have earned
  • D) could expand/should have earned
  • E) ought to expand/may have earned

Doğru cevap: A

Akademik bir sınav, örneklerde görmüş olduğunuz gibi olanla, yeni keşfedilenle, çürütülen bir savla, elde edilen yeni bir bulguyla, yapılan bir operasyonla, iddia edilen yeni bir bilimsel savla, sürmekte olan bir arkeolojik kazı ile ilgili herkesçe kabul edilebilecek objektif bilgiler/yorumların olduğu metinler veya cümleler sunar.

Araştırmacılar şunu keşfetti, yeni yapılan kazılar daha önce bilinmeyen bir gerçeği ortaya çıkardı, falanca kelimenin kökeninin aslında şu dilden türediği iddia edildi gibi daha teknik bir dil ister.

Örneğin öğrenciyken her yaz Antalya’da bir otelde veya Kapalıçarşıdaki akrabanızın dükkanında çalışmış, turistlerle deyim yerindeyse çatır çatır İngilizce konuşup, tamamen kulaktan dolma bir şekilde İngilizce öğrenmiş olabilirsiniz. Bu size ister istemez çok iyi bir İngilizceye sahip olduğunuzu ve hatta İngilizce bildiğinizi bile düşündürebilir. Size gerçekten kötü bir haberim var.

Zira bu tür bir İngilizce en azından bu sınavda neredeyse hiç işinize yaramayacak. Ve çok iyi İngilizce konuşan siz, belki de o halinizle gireceğiniz YDS sınavında 35-40 puanın üzerine bile çıkamayacaksınız.

Yukarıda adı geçen sınavlarda yer alan makaleler, konular işte bu nedenle genelde şu gibi konuları kapsar: Stresle Başa Çıkmanın Yolları, Dillerin Kökeni, 1929 Dünya Ekonomik Buhranının Sebepleri,  Ebola Virüsü, Dünyanın Geleceği vs.

Bu nedenle bu gibi makalelerde resmi bir üslüp kullanılır ve tıpkı gazete dilinde olduğu gibi daha ziyade Present Perfect Tense, Simple Present Tense gibi zamanların kullanıldığına şahit oluruz.

Hatta özellikle tense sorularında, özel herhangi bir zaman ifadesi verilmemişse, doğru cevap genelde Present Tense olur. İşte size basit bir YDS ipucu. YDS sınavında karşımıza bolca çıkan türden bir iki örnek koyalım buraya öyleyse:

German Chancellor Merkel is under pressure from power companies, which ………… to invest in new power generation projects unless they …………. exempt from tough emission requirements.

  • A) refused/have been
  • B) refuse/are
  • C) have refused/had been
  • D) had refused/will be
  • E) were refusing/are to be

KPDS Kasım 2009, doğru cevap: B

North Korea still …………. a vast police state that …………. a network of concentration camps spanning the country.

  • A) was maintaining/has included
  • B) had maintained/would include
  • C) is maintaining/had included
  • D) maintains/includes
  • E) maintained/will include

KPDS Mayıs 2010, doğru cevap: D

Demek ki neymiş? Progressive tenselerden ziyade, daha çok altta sayacağım şu tenselere yoğunlaşmalıyız, hatta bunlarla ilgili her şeyi ama her şeyi, nerede ve ne zaman kullanıldıklarını, bunların kendine has özel zaman ifadelerini avucumuzun içi gibi bilmeliyiz:

  1. Present Tense
  2. Present Perfect Tense
  3. Past Tense
  4. Past Perfect Tense

By + past ifade (Örneğin: by 1940) hangi tense ile kullanılan bir time expression bilmiyorsanız veya aklınıza hemen bunun HAD V3 yani Past Perfect ile kullanıldığı gelmiyorsa, will have V3 gördüğünüzde derin düşüncelere dalıyorsanız, bu, bu tenselere daha fazla yoğunlaşmanız gerekiyor demektir.

Elbette bunların yanı sıra Passive Voice‘un mantığını iyi kavramak ve özellikle de Adjective ve Noun Clauseları çok iyi bilmek de şart.

YDS total bir sınavdır. Bu şu demek oluyor: Ciddi bir gramer bilgisinin yanı sıra sıfatlara, zarflara, isimlere, phrasal verb denilen deyimsel fillere de olabildiğince hakim olmak gerekir. Bunlar arasında herhangi bir ayırım yapmadan, hepsine eşit oranda önem vermeli ve zaman ayırmalısınız.

Ohooo, ben tenseleri ve tenseler ile kullanılan zaman ifadelerini yaladım yuttum hocam, bitirdim, should have V3 bende zaten diyor olabilirsiniz.  Ancak örneğin sıfat bilginiz zayıfsa, rewarding kelimesi gördüğünüz zaman aklınıza yalnızca -ing takısı almış progressive tense geliyorsa yine yandığınızın resmidir! Zira rewarding’in çok sık kullanılan ve ödüllendirici anlamına gelen bir sıfat olduğundan hiç haberiniz yok demektir.

Aynı şekilde, zaman zaman kullanıldığı yere göre kılık değiştiren (Kılık değiştirmek: Disguise) yani örneğin kimi zaman sıfat, kimi zaman fiil kimi zaman ise isim olarak kullanılabilen birçok kelime mevcut İngilizcede. İşte ilk anda aklıma gelen basit örneklerden birkaçı:

  • plant: bitki, tesis
  • drive: sürmek, teşvik etmek, sürüklemek
  • share: hisse, paylaşmak
  • company: arkadaş, fabrika
  • mean: anlamına gelmek, kaba, zalim
  • enjoy: tadını çıkarmak, sahip olmak
  • even: bile, eşit, çift sayı
  • subject: konu, denek

Peki, a few ile few arasındaki farkı biliyor musunuz? Veya A little ile little arasındaki farkı? Evet, birbirlerine çok benziyorlar gerçekten de. Hatta bunların aynı anlama geldiğini bile düşünebilirsiniz, ancak aynı anlama gelmiyorlar!

Tam aksine, bu ikisi arasındaki o küçücük ama çok önemli farkı bilmek, bir cümlede ne anlatılmak istendiğini kavramanızı sağlıyor. Örneğin a few birkaç demektir. Az anlamına gelir. Az olmasına rağmen bir yeterliliğe vurgu yapar. Few ile anlatılmak istenen ise daha da azdır. Yani bir yetersizliği vurgular.

İşte örneğimiz: I have got a few friends at school. Okulda birkaç arkadaşım var. I have got few friends ise anlamca daha da olumsuzdur. Aynı şey, a little ve little için de geçerli.

İşte bu yüzden, bu çok yönlü sınava her alana aynı ağırlığı vererek çalışmak gerekiyor. Dikkat edin, rakibimizin yumruğu her yerden gelebilir. Hemen nakavt olmayalım!

Remzi Hoca bu söylediğim kısım ile ilgili çok güzel gruplandırmalar yapmış ve bunları ücretsiz pdf olarak kendi sayfasında paylaşmış. En önemli zarflar, en çok kullanılan sıfatlar, en çok çıkan phrasal verbler vs. şeklinde.  Bunları indirip çalışın. Çok faydası olur.

İşte Remzi Hoca’nın herkese açık ücretsiz paylaşımları: Ücretsiz İngilizce kaynaklar

Özellikle de bu sınavlarda sıklıkla geçen kelimeleri adınız gibi biliyor olmalısınız. Mesela fiil, sıfat, zarf vb. tür farkı gözetmeden basitçe bir çırpıda aklıma gelenleri sıralayayım hemen: field, assume, sustainable, estimate, figure out, stem from, consumption, indicate, maintain, case, approximately, derive from, essential, boost, increase, reduce, date back, poverty, lack of, access, bizarre, compete, dramatically…

YDS en çok çıkan kelimeler listesi bu şekilde uzar gider. Bu sınava hazırlanıp bunları bilmeyen bekar erkeklere kız bile vermezler, bunlar o derece önemli.

Read For Speed by Ahmet Akın. Strongly recommended.

Her gün en az bir okuma parçası okumalısınız! Önce ben kendim İngilizce geliştirmek için neler yapıyorum onu söyleyeyim size. Örneğin ben diğer birçok insanın yaptığı gibi Facebook hesabımı askıya almadım veya eskisinden daha az kullanıyor falan da değilim.

Tam aksine, eskisi gibi her gün düzenli bir şekilde göz atıyorum. Yemek ve düğün fotoğrafı görmekten bıkmış olmanıza elbette hak veriyorum ama bu Facebook denen meretin modası aslında hala geçmedi ve değeri sizin onu nasıl kullandığınıza bağlı…

Örneğin ben, şuradaki National Geographic Facebook Sayfasını beğendim, gönderilerini de “başta gör” olarak işaretledim.

Her gün Facebook’u açtığımda ana ekrana farklı farklı arkadaşlarımın paylaştığı #bugünyineçokçılgınımbaby veya #crazynightattaksim veya #ocakbaşındamangalkeyfi etiketli fotoğraflar değil, deniz canlılarının yaşamlarından siyasi tarihe, tıptaki gelişmelerden küresel çaplı sorunlara (göç politikaları, doğal afetler vs) kadar farklı farklı konuda, bin bir çeşit National Geographic makalesi düşüyor.

Örnek bir Nat Geo makalesi. Kaynak: https://news.nationalgeographic.com

5-10 dakika içerisinde hızlıca bunlara göz atıyor, arada bilmediğim kelimeleri de sözlükten kontrol ederek öğreniyorum. Bu makaleler sınav tipi makaleler olduğu için, bir süre sonra ister istemez kontekste de aşina oluyorsunuz. Cümle yapıları, kelimelerin kullanım şekilleri bakımından… Bu da gramer olarak da sizi kendiliğinden ileri taşıyor aslında.

Pek sanmıyorum ama, sanal alemle, internetle, tabletlerle veya telefonlarla çok haşır neşir olmaktan hoşlanmayan, özellikle benim gibi eski tipte bir kitapsever de olabilirsiniz. E ne kadar güzel! Örneğin Akın Dil Eğitim tarafından çıkartılan, yukarıda fotoğrafını paylaştığım Read For Speed başlıklı bir kitap var. Bunu mutlaka satın alın.

Bu kitabın özelliği şu: Üstte bahsettiğim National Geographic gibi farklı farklı konularda birer sayfalık makaleler derlenmiş, toplanmış ve bir kitap olarak basılmış.

Anlamını bilmediğinizin tahmin edildiği kelimelerin de okuma parçalarının hemen yanında alıştırmalarıyla birlikte verildiği bu kitaptan, her gün bir makale okuyup kendi kendinize bile çalışabilirsiniz. Hem İngilizcenize hem genel kültüre katkı.

YDS Readers by İrem Yayıncılık

İrem Yayıncılık tarafından basılmış olan YDS Readers kitabı da aynı temada. Bu da oldukça başarılı. Hangisini almak isterseniz. Artık tercih sizin.

Genel kültür demişken… “Çok okuyan arkadaşlar şimdi sefilleri oynuyor” ama ben çok okumanın faydasını bu sınava hazırlanırken çok gördüm mesela. Nasıl mı? Farklı alanlarda okumalar yapmak, kelime dağarcığınıza yeni yeni kelimeler katıyor. Bunlar sınav sorularında karşınıza çıkabilir.

Örneğin normalde Crimea kelimesinin anlamını bilmeyebilirsiniz. Özel ilgi alanınıza girmeyen bir konuda olduğu için hiç duymamış, kullanmamış da olabilirsiniz. Naples kelimesini mesela, Nepal diye düşünerek bir soruyu okuyabilirsiniz.

Crimea bugün Karadeniz’in kuzeyinde yer alan Kırım kentinin İngilizcesidir. Naples ise elbette Nepal değil, İtalyanın Napoli şehrinin İngilizcesidir. Bunları bir yerde okuyup öğrenmiş olmak sınavda bir soru çözerken aniden imdadınıza yetişebilir.

Mesela buralarla ilgili bilgi veren bir paragrafı okurken oranın coğrafi konumunu ve tarihsel geçmişini gözünüzde canlandırmak ve orayla ilgili bir bilgi kırıntısına sahibi olmak, belki de soruyu çözerken size çok yardımcı olacak, o paragrafta yer alan anlamını hiç bilmediğiniz bir başka kelime için kafanızda iyi kötü bir anlam oluşturmanıza yarayacaktır.

Hiç unutmam, televizyondaki bir belgeselde izleyip öğrendiğim Hipotermi kelimesi (evet sadece tek bu kelime bile) okuduğum koca bir paragrafta, bu kelimenin anlamını önceden bildiğim için büyük resmi rahatça görmemi sağlamıştı. (Hipotermi: Vücut sıcaklığının ölümcül sonuçlara yol açabilecek şekilde aniden düşmesi demektir.)

Bu yüzden bundan böyle, Discovery Channel’da yayınlanan Örümceklerin Cinsel Yaşamı, National Geographic Kanal’da yayınlanan İnka Medeniyetinin Ekonomik Geçim Kaynakları konulu belgeseller veya Son Yüz Yılda Doğu Asya’da yaşanan Doğal Afetler konulu makalelerden ne öğrenebilirim ki diye düşünmeyi bırakın artık!

Evet biliyorum bilgi sınırsızdır ancak fazlası da Hababam Sınıfındaki bilgi yarışmasında Ferit’in de söylediği gibi göz çıkarmaz efendim. Hatta gördüğünüz gibi böyle gayet güzel işe yarar.

YDS İpuçları

YDS hazırlık için yapmanız gereken en önemli şeylerden bir diğeri ise mutlaka ama mutlaka İngilizce&İngilizce sözlük kullanmak. Yıllar önce bir reklam vardı. Orada şöyle diyordu: Yoksa siz hala annenizin margarinini mi kullanıyorsunuz? O zaman ben de şimdi size soruyorum: Yoksa siz hala Türkçe & İngilizce veya İngilizce & Türkçe sözlük mü kullanıyorsunuz?

Eğer öyleyse yanlış yoldasınız dostlar! Ancak Türkçemizde gayet güzel bir söz vardır. “Zararın neresinden dönersen kardır.” Bu sınava hazırlanan biri, zaten yazının giriş kısımlarında bahsettiğim seviyedeyse, çoktan İngilizce İngilizce sözlük kullanmaya başlamış olmalı.

Bunun avantajları tahmin edemeyeceğiniz kadar çok. Bir kere açıklamalı sözlüklerde, arattığınız bir kelimenin anlamını öğrenirken, açıklama içinden yeni ve benzer sözcükler de öğreniyorsunuz. Yani bir taşla iki kuş!

Ayrıca açıklamalı sözlükler genelde arattığınız kelimeleri cümle içinde örnek olarak gösterdiği için, daha da akılda kalıcı oluyor. Hatta bazı online sözlükler aratılan kelimenin eş ve zıt anlamlarını da gösteriyor. Eh, daha ne olsun? İşte size kaliteli online İngilizce sözcük önerileri:

Collins Dictionary

Oxford Dictionary

Cambridge Dictionary

YDS tavsiyeleri isimli yazımı bitirmeden önce, YDS sınavı ile ilgili bazı temel bilgileri de sizlerle  paylaşmak istiyorum.

  • YDS’de kaç soru var?
  • YDS’de 80 soru sorulmaktadır.
  • YDS sınav süresi ne kadar?
  • 80 soru için verilen sınav süresi 180 dakika yani 3 saattir.
  • YSD başvuruları ne zaman yapılır?
  • Örneğin 9 Eylül 2018 Pazar günü yapılacak olan YDS sonbahar dönemi başvuruları 18-26 Temmuz 2018 tarihleri arasındadır.
  • YDS sınav ücreti ne kadar? YDS sınav ücreti 100 TL’dir.

Yds ile ilgili aklınıza takılan diğer tüm sorular için, buraya tıklayarak ÖSYM’nin başvuru kılavuzunu inceleyebilirsiniz.

Evet, YDS sınav hazırlığı için benim aklıma gelen temel öneriler bunlar. Dediklerim belki ilk anda biraz gözünüzü korkutmuş olabilir. Korkmayın, yılmayın. Amacım, en baştan da söylediğim gibi kimsenin asla şevkini kırmak veya moralini bozmak falan değil.

Tam aksine, doğru zamanda doğru adımları atmanız adına tamamen sizin iyiliğiniz için konuşuyorum. Dediklerimi yaptığınız zaman göreceksiniz, başaracaksınız.

Sınavı geçtikten sonra bir teşekkür bile yeter. Bu arada YDS ipuçları içerisine sizin de eklemek istedikleriniz varsa, yorum kısmında paylaşırsanız çok sevinirim. YDS/Yökdil/E-YDS sınavlarına girecek herkese şimdiden başarılar diliyorum!

Diğer yazılarda görüşmek üzere.

2 Comments

  1. Serpil D. 2 Nisan 2018
    • Gezivita 3 Nisan 2018

Leave a Reply