Sıra dışı bir gezgin: Okan Okumuş

Herkese merhaba!

Bu yazımda size sıra dışı bir gezgini tanıtmak istiyorum: Okan Okumuş. Okanı tanıtmaya geçmeden önce, neden sıradışı olduğunu biraz açayım isterseniz. Bir defa Okan, çoğumuzun yaptığı gibi sadece Avrupa’nın herkesçe tercih edilen o en meşhur, en turistik ve en büyük şehirlerini gezmiyor.

Okan Honduras’ta.

Afrika, Asya ve Latin Amerika gibi çok daha zorlu, gerçekten gitmesi, gezmesi daha büyük bir cesaret, efor ve vakit isteyen coğrafyaları ve ülkeleri geziyor. Dolayısıyla bu kadar geniş bir alanda seyahat ettiği için ben onu modern çağın Evliya Çelebisi olarak görüyorum aslında. Bildiğiniz gibi Evliya Çelebi de, döneminin o çok zor şartlarında farklı ve geniş bir alana yayılan şehirlere ve ülkelere seyahat etmiş bir gezgin.

17. Yüzyılda yaşamış olan Evliya Çelebi, Anadolu topraklarından Viyana’ya, Venedik’ten Kafkasya’ya kadar oldukça geniş olarak nitelendirebileceğimiz bölgeleri gezmiş bir seyyah. Hele hele o çağın koşullarını ve ulaşım olanaklarını dikkate aldığımızda, yaptığı şeyin ne denli zor olduğunu daha da iyi kavrıyoruz aslında.

Viyana hamamları Türk, Arap ve Acem tarzı gibi değildir. Dört köşe bir duvar içinde bütün kubbeleri camdır. Bu kubbelere varınca, hamanın dört yanından taş merdivenlerle basamak basamak kubbeye çıkarsın, her basamak merdivenleri enlidir. Tabiatına göre ne kadar sıcak istersen o kadar kubbeye çıkarsın. Gerçi kurnaları vardır. Ama Türklerinki gibi muslukları yoktur.

Evliya Çelebi  

Okan Okumuş, belki Evliya Çelebi ile karşılaştırıldığında çok daha fazla olanağa sahip olduğumuz teknoloji ve uzay çağında geziyor ama olsun. Şunu da unutmamak gerekir ki, beyaz yakalılar için bir haftalık bir iznin de lükse kaçtığı bir dönemde yaşıyoruz aynı zamanda…. Zaten az ileride göreceksiniz, kendisi de bu durumu hem bir tv hem de dergi röportajında çok güzel bir biçimde izah ediyor.

Evet, Okan kendisi için bu fırsatı yaratıyor ve birkaç hafta süren uzun yolculuklara çıkıyor. İnsanların internetten araştırma bile yapmaya üşendiği, ismi pek duyulmamış, egzotik, uzak diyarlara doğru seyahatler gerçekleştiriyor. Burada aklıma hemen, ülkemizin en ünlü gezginlerinden biri olan Prof. Dr. Orhan Kural’ın “Büyük Dünyada Küçük Adımlar” isimli kitabı geliyor hemen. Evet, dünya gerçekten de çok büyük ve gidilecek ülkeler sayısız… Ancak işte görmüş olduğunuz gibi her şey küçük bir adımla başlıyor aslında!

Okan Sri Lanka’da.

Lafı daha fazla uzatmayayım. Peki ben Okan’la nasıl tanıştım? Aslında bu hikayenin iki boyutu var. Okanla yüz yüze, reelde tanışmam ve ondan çok daha önce öncesinde gerçekleşen gıyabi tanışma. Bundan birkaç yıl kadar önce -tam olarak ne zaman olduğunu ben de anımsayamıyorum-, yine gezmek ve soluklanmak için girdiğim bir kitabevinde, her zamanki adetim olduğu üzere gezi kitaplarının olduğu reyonda kitapları karıştırıyordum.

Birden tesadüfen elime gelen kitabın kapağında şöyle yazıyordu: “Yaşasın Sırt Çantası/Gezginin El Rehberi” O zamana dek böyle bir kitabı hiç duymamıştım. Yazarı Okan Okumuştu. Bu ismi de ilk kez duymuş olmama rağmen içindekileri inceleyip bazı sayfaları okuyunca, kitap bir anda beni içine doğru çekiverdi.

Zaten kendim de sırt çantası ile gezen, ucuz seyahat düşkünü, sürekli hostellerde kalan bir gezgin olduğum için, ismi de kulağa çok hoş geliyordu doğrusu. Tereddüt etmeksizin satın aldım ve bir çırpıda okudum. (Okumak isteyenler için burada Avrupa’nın farklı şehirlerinden hostel önerileri var: Avrupa Şehirlerinden Hostel Önerileri 1. Bölüm)

Kitabı bitirdikten sonra kendi kendime şöyle dediğimi hatırlıyorum: “Vay be, işte bu gerçekten de klasik gezi rehberlerinden ve alışılageldik içerikli seyahat kitaplarından çok daha farklı, çok daha güzel bir kitap”

Sonra, Youtube’da arama kutucuğuna Okan Okumuş kimdir yazdım. Karşıma hemen Yaban TV’de kendisiyle yapılmış nefis bir röportaj çıktı. Tam da bu noktada sizlere bir tavsiyem olacak. Lütfen şimdi bu yazıyı okumaya kısacık bir ara verin ve toplamda 25 dakika süren bu röportajı hemen bir seyredin. Eminim, Okan’ın söyledikleri benim gibi sizin de çok hoşunuza gidecek. Sonra yazıya hep birlikte devam edeceğiz. İşte o röportaj burada:

Nasıl? Beğendiniz mi? Kaldığım yerden devam ediyorum hemen. Okan, röportajda da söylediği gibi 1971 yılında Bursa’da doğmuş ve Yıldız Teknik Üniversitesinde mühendislik eğitimi almış. Dinlemiş olduğunuz gibi, 15 senedir gezdiğini ve 50’nin üzerinde ülke gördüğünü söylüyor. Gerçekten harika! Daha sonra, 2016 yılının mart ayında aldığım Sabitfikir dergisinde de bir röportajına rastladım. Bu röportajda Mehmet Erkurt’un sorularını yanıtlayan Okan, benim de paylaştığım şu görüşleri dile getiriyor:

 

Kitle turizminden kaçınmanın gerekliliğini vurgulamaya çalışıyorum. İpleri bir tur acentasının eline bırakmayı, bir rehberin peşinden sürüklenmeyi, sıkıştırılmış programlarla kentlerin ve görülecek mekanların üzerinden hızlıca geçip eve dönme hikayesini çok acıklı buluyorum.

Bu koşturmacada seyahatten alınacak keyif minimuma iniyor. Esnekliği olmayan tur programlarında soğuk otel odalarında kalıp, halkın içine karışmadan, gidilen yerin kültüründen bir dem almadan eve geri dönülüyor. Seyahatlerin ardından benim ruhum zenginleşirken, turlarla gezen turistlerin sadece fotoğraf albümleri genişliyor. 

Bu, Okan’ın turist ile gezgin arasındaki fark için getirdiği yorum. O kadar haklı ki… Ben de aslında buna benzer görüşleri “Nasıl Geziyorum” başlıklı yazımda, blogta sizlerle daha önce paylaşmıştım. (Bknz. Nasıl Geziyorum?)

 

Kapitalizm posanızı çıkartmakla yetinmez, ruhunuzu da söker alır. Ömrünüzün sonuna kadar çalışıp bir ev sahibi olmak bir mutluluk kaynağı olarak sunulur.

Tüketmeniz, daha fazla tüketmeniz beklenir. İşte bu kahredici rutinden, yoğun iş hayatının ve kentlerdeki hızlı yaşamın yıpratıcılığından çıkmanın en kolay yoludur seyahat etmek.

Farklı kültürleri tanıdığınızda, o ülkenin tarihi ve doğal zenginliklerini gördüğünüzde, dünyanın her tarafından dostlar edinmeye başladığınızda ve yollarda türlü maceralar yaşadığınızda, hayatınızın ne kadar monoton olduğu da yüzünüze çarpar. 

Yazdığı bir kitabına isim olarak neden “Doğu Asya” ifadesini kullandığı sorulduğunda şöyle yanıt veriyor Okan:

 

Kitabın ismini koyarken, yaygın kullanıma rağmen, küreselleşmenin temel aktörleri tarafından dayatılan ve tamamen Avrupa odaklı bir terim olan Uzak Doğu’yu kullanmayı tercih etmedim.

Erk sahipleri tarih boyunca kendilerini haritaların merkezine oturtmuşlar, Uzak Doğu gibi yakıştırmaları dünyanın geri kalanına kabul ettirmişler. 

Sömürgeci bir zihniyetle, çıkar ilişkilerinden doğan bu yapay coğrafi yakıştırmaların zamanla tarihten silineceğini umuyorum. Bir gezgin, bir dünya vatandaşı olarak, sınırların olmadığı bir dünyayı düşlediğim gibi…

Uluslararası ilişkiler bölümünde doktora yapan biri olarak bu yorumun altına imzamı atıyorum. (Okumak isteyenler için, burada da gerçek bir hümanist ve dünya vatandaşı olan Stefan Zweig hakkında yazdığım yazı var: Stefan Zweig ve Sürgün)

“Gezginlik bir tür aktivizm midir?” sorusuna ise şöyle yanıt veriyor Okan:

 

Kesinlikle! Yeryüzündeki o muhteşem yerleri gördükten sonra çevre bilinciniz de, koruma içgüdünüz de doğal olarak gelişiyor. Bu küreselleşme çağında sorunlar artık yerel olmaktan çıktı. Köylünün, emekçinin derdi her yerde ortak.

Dolayısıyla seyahat ederken “adil ticaret” ilkelerini gözeten kuruluşları tercih etmek, turizmin yıkıcı tarafı olan büyük otel/restoran zincirleri yerine yerel işletmelere destek vermek gerek. 

Bunun yanında, dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek, mevcut güzellikleri korumak için bizim gibi bireysel seyahat etmeyi tercih eden gezginlere büyük rol düşüyor.

Kültürler arasındaki köprüleri kuracak, seyahat edeceklerin cesaretini kıran korku ve paranoya atmosferine karşı duracak, gezdikten sonra gelip tecrübelerini kendi ülkesindeki insanlara aktaracak olanlar bizleriz. 

Röportajdan önemli olduğunu düşündüğüm bazı satırbaşlarını sizlerle paylaşmaya çalıştım. Ayrıca Okan’ın kendisine ait bir blogu da var: Sınırları Kaldırdım Burada seyahat yazılarını paylaşıyor. Asıl önemlisi ise, Okan Okumuş’un seyahat blogunun yanı sıra, 2020 yılı itibariyle yayınlanmış toplam 5 adet gezi kitabı bulunuyor. “Gezginin El Rehberi & Yaşasın Sırt Çantası” isimli kitabından az önce bahsetmiştim zaten…

www.kitapyurdu.com

Bunun yanı sıra; Latin Amerika & Alternatif Bir Gezi Rehberi, Doğu Asya & Alternatif Bir Gezi Rehberi, Kuzey ve Orta Afrika & Alternatif Bir Gezi Rehberi ve Güney Afrika & Alternatif Bir Gezi Rehberi isimli kitapları var.

Okan Okumuş kitapları

Buraya kadar anlattığım şekilde, gıyabında tanıştığım Okanla, son kitabı olan Güney Afrika kitabının lansmanı için İstanbul’da nihayet yüz yüze de tanışma ve görüşme fırsatını buldum. Nihayet diyorum çünkü aslında onun daha öncesinde gerçekleşmesi planlanan bir imza gününde buluşmak için yine sözleşmiştik ancak aksi gibi hem o rahatsızlandı ve İstanbul’daki imza günü aniden iptal oldu, hem de gelse bile bu defa ben de gidemeyecektim çünkü o dönem ben de çok ağır bir grip geçiriyordum.

Buraya kadar anlatılanlardan tahmin edeceğiniz gibi, buluşmanın bu kadar uzun sürmesinin nedenlerinden biri de Okan’ın Londra’da ikamet etmesi. Yani yurt dışında yaşıyor ve sürekli İstanbul’da bulunamıyor. (Artık bu bir şanssızlık mı, yoksa çivisinin tamamen çıkmış olduğu bu kentten uzakta yaşamak şans mı, ona da siz karar verin.)

Okan Ürdün’de.

Neyse, sözün kısası bir süre önce nihayet görüşebildik. Taksim Fransız Kültür Merkezi içinde düzenlenen yeni kitabının lansmanı oldukça keyifliydi doğrusu. Orada diğer gezgin arkadaşlarla da tanışma ve konuşma imkanı bulduk.

Okan ile sonunda buluştuk.

 

Fransız Kültür Merkezi

İşte bu vesile ile ben de sizlere Okan’ı ve onun kitaplarını daha yakından tanıtmak istedim bu yazıda. Seyahat Kitapları başlıklı yazımda da yazmıştım zaten ancak yineleyeyim. Okan’ın klasik gezi rehberlerinden çok daha farklı bir tat veren, edebi alıntılarla süslü, okuması oldukça keyifli bir yazı stili var. Okurken resmen anlatılan şehri ve ortamı yaşıyorsunuz, bir anlığına da olsa kendinizi onun yanında yolculuk ederken buluyorsunuz.

Uzun lafın kısası, Okan Okumuş kitapları raflarda sizleri ve okunmayı bekliyor efendim. Şuna eminim ki, ondan alacağınız ilhamla yeni yerlere siz de en yakın zamanda yelken açmak isteyeceksiniz. İçiniz kıpır kıpır olacak!

Burada Okan’ın İnstagram sayfası var, farklı diyarlardan harika fotoğraflar için takibe almayı unutmayın: https://www.instagram.com/okumusokan/

Eh, öyleyse ne diyelim, seyahatleriniz hiç bitmesin, yüzünüzden gülücükler eksik olmasın, Gezivita’ya sık sık uğramayı unutmayın, sevgiyle kalın!

www.gezivita.com

Gezivita İnstagram adresi: https://www.instagram.com/gezivita/

 

2 Comments

  1. Semi 28 Şubat 2020
    • Gezivita 28 Şubat 2020

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.