Stockholm Gezi Notları 2. Bölüm

Stockholm Gezi Notları 2. Bölüm

Tekrar merhabalar!

Stockholm gezi notları kaldığı yerden, ikinci bölümden tüm hızıyla devam ediyor. (Okumayanlar veya hatırlamak isteyenler için yazının ilk bölümü burada: Stockholm Gezi Rehberi 1. Bölüm)

İsveç insan hakları, ekonomik gelişmişlik gibi kriterler bakımından çok ileri düzeyde bir ülke. Örneğin 1 Temmuz 1991’de Avrupa Birliği üyelik başvurusu yapan ülkenin, yalnızca dört yıl sonra, 1 Ocak 1995’te birliğe alındığını söylemek isterim.

İsveçliler günlük düşünmüyor, günlük yaşamıyorlar. Kolektif bir bilinçle hareket edip yarınlarını, gelecek kuşakların da refah içinde yaşama haklarını güvence altına almak için çalışıyorlar. Kurumsallaşmış bir siyasal rejimleri var. Birlemiş Milletler İnsani Gelişme Endeksi raporuna göre şu an dünyada 14. sıradalar.

Bu devir, sıradan insanın en parlak zamanı; duygusuzluğun, bilgisizliğin, tembelliğin, yeteneksizliğin, hazıra konmak isteyen bir kuşağın devridir. Kimse bir şeyin üzerinde durup düşünmüyor. Kendisine bir ülkü edinen çok az.

Umutlu birisi çıkıp iki ağaç dikse herkes gülüyor: “Yahu bu ağaç büyüyünceye kadar yaşayacak mısın sen?” Öte yanda iyilik isteyenler, insanlığın bin yıl sonraki geleceğini kendilerine dert ediniyorlar.

İnsanları birbirine bağlayan ülkü tümden yitti, kayıplara karıştı. Herkes yarın sabah çekip gidecekleri bir handaymış gibi yaşıyor. Herkes kendini düşünüyor, kendisi kapabileceği kadar kapsın, geride kalanlar isterse açlıktan, soğuktan ölsün, vız geliyor.

İsveç’in başkenti, irili ufaklı adalardan oluşan gerçekten çok güzel bir şehir. Stockholm gezilecek yerler bakımından öylesine zengin ki, yazının bu ikinci bölümünü, Stockholm seyahatini okurken kendiliğinden anlayacaksınız zaten. O yüzden şimdi sıkı tutunun, zira bir sürü yer gezeceğiz birlikte. Haydi bakalım başlıyoruz…

Yazının bir önceki bölümünde söylediğim gibi, Stockholm hava durumu ben oradayken şansıma çok güzeldi. Mayısın ortası diyebileceğim bir tarihte gitmeme rağmen (Tam tarih olarak 19 Mayıs 2017) gün içerisinde t-shirtle gezdiğimi söyleyebilirim. Ancak akşama doğru hava ciddi şekilde soğuyor ve sıcaklık düşüyor.

Alttaki grafikten de anlaşılacağı üzere, özellikle yazın Stockholm’de ortalama sıcaklıklar yüksek. Kışları ise sıcaklık sıfırın altına düşebiliyor. Ancak Stockholm gezi planı yaparken çok daha dikkat etmemiz gereken bir başka şey var aslında: Gün ışığı süresi.

Stockholm Hava Durumu. Kaynak: www.bbc.com

Bildiğiniz gibi coğrafi konumu nedeniyle İsveç’te kışın gün ışığı süresi oldukça kısa. Hava Türkiye’ye kıyasla çok erken kararıyor.

Aynı şekilde yaza yaklaştıkça da karanlık süresi azalıyor, bu kez gün ışığı süresi artıyor. (Dostoyevski’yi, ünlü romanı Beyaz Geceleri hatırlayın. Hatta henüz okumadıysanız, hiç daha fazla vakit kaybetmeyin.)

Stockholm uçak bileti almadan önce bu önemli detayı da aklınızdan çıkarmayın lütfen. Aksi takdirde, Stockholm gezisi sırasında, Hep Karanlık Yeter Artık diyen şarkıyı söylemek zorunda kalabilirsiniz. 🙂

Nobel Müzesinin hemen yanında, kaynaklarda ilk kez 1279 tarihinde geçen meşhur ve önemli bir kilise var, Stockholm Cathedral. Resmi adı Church of St. Nicolas olmasına rağmen daha çok diğer ismiyle anılıyor: Storkyrkan.

Bu da büyük kilise anlamına geliyor. 09:00-17:00 saatleri arasında açık ve giriş ücreti 60 SEK. Girişte size bir bilgi broşürü veriliyor. Buradan kilise içindeki detaylarla ilgili doyurucu bilgi edinebilirsiniz.

Stockholm gezi rehberi Stockholm Katedrali

Stockholm gezilecek yerler

Stockholm gezi rehberi

Taç giyme seremonileri ve kraliyet evliliklerinin yanı sıra, zaman zaman konser gibi çeşitli sanatsal etkinliklere de ev sahipliği yapan kilisede evlenen ünlü isimler arasında ilk akla gelen ise Kraliçe Silvia ve Kral 14. Gustav. Ben, şimdi sizlere kiliseyi gezerken dikkat etmeniz gereken en önemli birkaç şey hakkında bilgi vereceğim.

Stockholm gezi rehberi

Stockholm Katedrali vaiz kürsüsü

Kiliseye girer girmez hemen sağ tarafınızda, duvara asılı bir tablo göreceksiniz. Bu tablonun ismi Sun Dog Painting. Orijinal ismiyle “Vadersolstavlan” Stockholm şehrinin eski dönemlerini yansıtan oldukça başarılı bir eser.

Solda ise mumlarla süslü, üstteki fotoğrafta yer alan bu küre var. 17. yüzyıl barok stilindeki vaiz kürsüsü dikkati çeken bir diğer parça. İnce işlemeler gerçekten kaliteli işçiliğe işaret ediyor.

Vadersolstavlan

Stockholm gezi rehberi

Ancak hiç şüphe yok ki, Stockholm Katedralinin en  dikkat çekici anıtı, herkesin fotoğraflamaya çalıştığı, Aziz George’un Ejderha ile Savaşı isimli, tamamen ahşap yapımı dev heykel. Bu heykel hangi açıdan bakarsanız bakın, etkileyici…

Heykel aynı zamanda 1471 yılında İsveç ile Danimarka arasında gerçekleşen Brunkebery Muharebesini sembolize ediyor. Burada Saint George İsveç’in kurtarıcısı oluyor, Dragon ise Hristiyan Danimarka…

Kiliseye girerken mutlaka bir broşür edinin çünkü belirli dönemlerde bu kilisede ücretli ve ücretsiz şekilde karışık olmak üzere klasik müzik konserleri (Mozart, Bach, Brahms, Handel vs) düzenleniyor.

Kilise korosuna da denk gelmek pekala mümkün. Bu konserlerin süresi bir hayli değişken. 1 saat sürebileceği gibi, 2 saati aşan konserler de olabiliyor. Ücretsiz birine denk gelirseniz güzel olur. Buradan kilisede düzenlenen konserler hakkında daha ayrıntılı bilgi alabilirsiniz:  Storkyrkan Kilisesi Konserleri

Aziz George’un Ejderha ile Savaşı

İsveç’in dünya tarihine sayısız armağanı var. Bunlardan biri de askeri alanda görülmüş. Doktora dersi için okuduğum bir kitaptan öğrendiğime göre, modern tarihteki bölük, tabur, alay, tugay gibi ordu yapılanmaları ilk kez İsveç ordusunda hayata geçirilmiş. Ünlü İsveç Kralı Gustave Adolf bu yapılanmanın mimarı diyebiliriz.

Gamla Stan bölgesinin hemen yan tarafında, buraya bir köprüyle bağlanan Riddarholmen Adası ve Riddarholmen Kilisesi var.

Ancak ada dediysem şaşırmayın, ana karaya bağlanan küçük bir adacık aslında. Yani yürüyerek kolayca ulaşıyorsunuz. (Ada demişken, Akşit Göktürk’ün Ada isimli güzel kitabını da anmadan geçmeyelim.)

Stockholm gezi notları : Riddarholmen Kilisesi

Stockholm gezilecek yerler

Riddarholmen Kilisesinin içi

Riddarholmen

Stockholm gezi rehberi

Stockholm görülecek yerler

Manzara nefis…

Bu kilisenin önünden, Arnavut kaldırımlı yoldan aşağıya doğru yokuşu indiğiniz zaman, deniz kıyısına varacaksınız ve eğer şanslıysanız üstte görülen nefis bir gün batımına denk geleceksiniz. Orhan Veli‘nin dediği gibi: Gemliğe doğru denizi göreceksin, sakın şaşırma! Bu manzara kesinlikle kaçmaz!

Su ile iç içe olan kentlerin güzel olmayanına rastlamadım. İster nehir ister deniz ya da isterse göl, karakteri olan bir su, Tevere veya Seine gibi fazla sola dağılmadan akan bir nehir bile, bir kente özellik ve güzellik katıyor. Stockholm su ile eni konu haşır neşir bir kent. (Murat Belge, Başka Kentler Başka Denizler 2, İletişim Yayınları, İstanbul, 2007, s. 408

ABBA Müzesi girişi

Vasa Müzesi Stockholm’de görülmesi gereken yerler arasında ilk sıralarda geliyor. Burası çok katlı dev bir kompleks aslında. Az ilerisi ise benim girmediğim ABBA Museum. Dünyaca ünlü İsveçli müzik grubu ABBA’yı, hiç dinlememiş olsanız bile eminim bir kez olsun ismini duymuşsunuzdur. Dilerseniz oraya da uğrayabilirsiniz. Çok yakınlar.

Vasa Müzesi Stockholm

Vasa Müzesi içi

Stockholm Vasa Museum

Stockholm gezilecek yerler

Stockholm gezi rehberi

Stockholm’de görülecek yerler

Vasa Müzesi iç kısım

Vasa Museum

Vasa Müzesi

Vasa Müzesi, Haziran-Ağustos ayları arası her gün 08:30-18:00, Kasım-Mayıs ayları arası her gün 10:00-17:00 saatleri arasında açık. Giriş 130 SEK Stockholm Pass ile ücretsiz.

17. yüzyılın ortalarına yaklaşırken, tam olarak 1628 yılında, çıktığı daha ilk yolculukta batan ve gördüğünüzde, böyle bir şey üstelik ilk deniz seferinde battığı için daha da üzülmenize yol açacak olan inanılmaz devasa gemi, işte burada yer alıyor. Bodrum Kalesi içinde kimi kısımları sergilenen Uluburun Batığını anımsatıyor bir parça.

Deniz altında geçen üç yüz yıldan fazla bir zaman sonra 1961 yılında gemi tekrar keşfedilmiş. Tarihsel açıdan bakıldığında, gerçekten büyük bir başarı örneği. Takdir etmek gerek.

İsveç Kraliyet Arması

Stockholm gezilecek yerler

Üstte İsveç’in askeri terminolojiye kimi kavramları armağan ettiğini söylemiştim. 17. yüzyılda denizcilik alanında başı çeken iki ulus ise Hollanda ve İngilizlerdi. Özellikle de gemi yapım sanatında iyice uzmanlaşmış olan Hollandalı denizci ve mühendisler, o dönem İsveç’teki tersanelerde bol bol görev almışlardır.

Yüzyıllar öncesinin İsveç’i.

Vasa Müzesi içinde sergilenen Gemi Mühendisi ve Eşi isimli tablo.

Vasa Müzesi içinde gemiye ait bu parçalardan bolca göreceksiniz.

Vasa müzesinde sergilenen bu dev geminin çok önemli bir özelliği daha var. Zira batığın tamamına yakını orijinal parçalardan oluşuyor. Yani sefere çıkan ve batan geminin neredeyse ilk hali. İşlemeler, kullanılan malzemeler ve gemi mimarisi, dikkatlice baktığınızda rahatça sizin de aklınızı başınızdan alacaktır…

Müzenin içinde geminin içinden çıkan kimi parçalar da ayrıca sergilenmekte. Buraya 2 saat ayırırsanız uygun düşer diye düşünüyorum. En az bir saat kafadan sürer zaten.

Skansen Açık Hava Müzesi girişi

Skansen, Vasa Müzesine yürüme mesafesinde.

Skansen Açık Hava Müzesi Vasa Müzesinin hemen yanında yer alıyor. Normalde 180 SEK. Stockholm Pass ile burası da ücretsiz. Önünde atıştırmalık bir şeyler yiyebileceğiniz büfeler de var.

Skansen Open Air Museum

Stockholm gezilecek yerler

Skansen Müzesi

Stockholm gezi notları

Skansen yılın 365 günü açık olan, İsveç’in tarihsel geçmişini canlandıran bir yer. 1891 yılında açılan yapı, dünyanın ilk açık hava müzesi olarak kabul ediliyor.

Burası aslında epeyce büyük yapay bir köy. Köyde çalışanlar geleneksel kıyafetler içerisinde sizi buyur ediyorlar ve İsveç kültürü hakkında size bilgiler veriyorlar. Her bir oda veya evde bu şekilde çalışanlardan bilgi alabiliyorsunuz. Sorularınız varsa da memnuniyetle yanıtlıyorlar.

Skansen, İsveç’in geçmişine ışık tutuyor.

Skansen içinde yer alan bir kilise.

Evlerin içi genelde bu şekilde.

Stockholm gezi rehberi

Stockholm görülecek yerler : Skansen

Bu şekilde toplam 150’den fazla konut yer alıyor. Kaybolmamak adına, girişte size verilen ücretsiz broşürü iyi inceleyip ona göre planlı bir şekilde ilerlemek gerekiyor. Hakkıyla gezmek için buraya saatlerinizi vermeniz şart. Dediğim gibi gerçekten fazlasıyla büyük ve geniş bir alan üzerinde kurulmuş. Aşağıdaki fotoğrafa bakın, yel değirmeni bile var.

Skansen açık hava müzesi

Skansen hayvanat bahçesi

Stockholm seyahat rehberi

Ayrıca yine Skansen içinde bildiğimiz hayvanat bahçesi de var. Yazın rehberli turların da yapıldığı bu bölümde ayılardan kurtlara, domuzlardan tavus kuşlarına ve Nordic hayvanlara kadar çeşit çeşit hayvan göreceksiniz.

Her ne kadar gezmesi ve böyle değişik türde hayvanları bir arada görmesi keyifli de olsa, doğal habitatlarından koparılan bu canlıların maruz kaldığı muamelenin pek de etik olmadığına inananlardanım.

Özellikle benim gibi derin ekoloji, hayvan hakları, antroposantrik yaklaşım* (İnsan merkezli yaklaşım) gibi konularda okumalar yaparsanız, bu konular üzerine zamanla daha da hassaslaşıyorsunuz. (Ayrıntı Yayınları tarafından basılan, konuyla ilgili bir kitap: Hayvan Özgürleşmesi )

Ben zaten uzunca bir süredir yunus parklarına, hayvanat bahçelerine asla gitmiyorum. Skansen başlı başına bir hayvanat bahçesi sayılmadığı için içine girdim diyebilirim.

Köyün içinde, orta kısımda hediyelik eşya ve yiyecek&içecek satan kulübeler de göreceksiniz. Andersen’den Masallar gibi, birkaç saat için bir nevi masallar diyarına yolculuk aslında Skansen. Eminim sizin de çok hoşunuza gidecek…

Nordic Museum girişindeki Kral Gustav 1 Vasa Heykeli.

Nordic Museum (Nordiska Museet) Vasa Müzesi ve Skansen ile aynı adada yani Djurgarden adasında yer alan diğer bir yapı. Dikkat ettiyseniz şu ana dek bahsettiğim yapılardan ABBA Müzesi, Skansen Açık Hava Müzesi ve Vasa Müzesinin hepsi birden bu adada, hemen hemen yan yana toplanmış olarak bulunuyor.

Djurgarden Adasına ulaşım için Gamla Stan’daki Slussen İskelesinden kalkan feribotları kullanabilirsiniz. Yolculuk oldukça kısa sürüyor ve Stockholm Travel Pass ile bu hizmet de ücretsiz. Üstelik gün içinde sık sık sefer yapılıyor.

Gamla Stan’da işaretlediğim önemli yerler: Royal Palace, Storkyrkan ile Stortorget Meydanı ve bu ikisi arasında yer alan Nobel Müzesi. Sağ altta Djurgarden Adasına kalkan feribot iskelesi. Ve Gamla Stan’ın solunda Riddarholmen Adası

Slussen feribot iskelesi.

Djurgarden adasına ulaşım için bu feribotları kullanıyoruz.

Djurgarden Adasına varış. Buradan sonra sağlı sollu dağılmış müzeler bizi bekliyor.

Djurgarden Adası oldukça büyük.

Picasso, Dali, Henri Matisse ve Andy Warhol gibi sanatçıların çağdaş sanat eserlerinin sergilendiği, 1958 yılında kapılarını açan ve her yıl oldukça fazla sayıda ziyaretçisi olan Moderna Museet de Djurgarden ile Gamla Stan arasındaki Skeppsholmen Adasında bulunuyor.

Üstelik buraya giriş herkese ücretsiz! Ne yazık ki vaktim kalmadığı için ben Moderna Müzesini ziyaret edemedim. Ücretsiz olduğu için sizin aklınızda olsun. Ne de olsa ucuz seyahat bizim için önemli… Aklıma gelmişken bu bilgiyi de paylaşmış olayım.

Nordik Müzesi

Tekrar Nordiska Müzesine dönüyorum. Nordik Müzesi giriş fiyatı 100 SEK. Şato görünümlü dev bir bina burası. Pazartesi’den pazara 10:00-17:00 saatleri arasında açık. Çarşamba akşamları 17:00-20:00 arası ise ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

Stockholm gezi rehberi

İsveçli çocukların geçmişte kullandığı oyuncaklar

Stockholm gezi notları

Geçmişten günümüze İsveç kültürüne ait kıyafetler

Çoraplar, kıyafetler, mobilyalar, ev eşyaları gibi ayrı ayrı bölümlere ayrılmış 4 katlı bu müze de, aynı Skansen Açık Hava Müzesi gibi İsveç’in kültürel geçmişine ışık tutuyor.

Özellikle de yukarıda dev heykeli görülen Kral Gustav zamanından günümüze kadar olan dönem. Yani kabaca 16. yüzyıldan günümüze diyebilirim. Burası çok ilginizi çekmezse diğerlerinden daha kısa sürede hızlıca turlayabilirsiniz.

Gelelim Stockholm alışveriş ve Stockholm yemek rehberine. Stockholm’de ne yenir? İsveç’te Kanelbullar isimli bir çörek var. Tarçınlı çörek. Bunu deneyebilirsiniz. Gamla Stan’da yer alan Chokladkoppen‘e uğramalısınız. Chaikhana ise çayları ile öne çıkan bir mekan. Bunlar ilk aklıma gelenler.

Gamla Stan’ın içinde yer alan Cafe Gramunken de şirin bir yer..

Drottninggattan, turistlerin yoğun olarak tercih ettiği popüler alışveriş caddesi. H&M’den Zara’ya çok çeşitli markalar var.

Stockholm’de yemek için benim size başlıca önerim ise Hötörget pazarı olacak! Bir diğer ismiyle Hötörgshallen. Buradan daha fazla detay alabilirsiniz ama ben yine de kısaca anlatayım.

Hötörgshallen pazarı önündeki tezgahlar. Esnafın bazıları Türk.

Hötörgshallen pazarı önü.

Haymarket yani Hötorgshallen (Biliyorum yazması da telaffuz etmesi de ayrı zor ama ne yapalım) Stockholm’un tam merkezinde. Hani, öyle uzun uzadıya aramaya da gerek yok yani. Kime sorsanız gösterir cinsinden…

Hatta buranın hemen önündeki meydanda satış yapan esnafın ağzından Türkçe küfürler de duymanız olası. Ben duydum, oradan biliyorum. 🙂

Stockholm yemek rehberi

Stockholm gezi notları

Hötorgshallen

Stockholm gezi rehberi

Buranın özelliği ise şu: Burası Stockholm’ün en büyük outdoor marketi. Yani kısacası başkentin en büyük pazarı. Sebzeden meyveye, taze balıktan hamburgere kadar ne ararsanız var. Üstelik yalnızca İsveç’e özgü tatlar yok. Dünyanın birçok farklı ülkesine ait mutfaklardan yemekler var. Peru, İtalya… Oturup orada da yiyebilirsiniz.

Östermalms Saluhall ise uğranması gereken bir diğer yemek pazarı. Burası da aklınızda olsun. Stockholm ucuz alışveriş için ise üç tane market ismi söyleyeceğim, hemen not alın: Pressbyran, ICA ve COOP. Bunlar şehirdeki en uygun fiyatlı süpermarketler. Ben alışverişimi hep buralardan yaptım.

Yurt dışında su bizim için genelde problem olabiliyor. Özellikle tadının oldukça farklı olması nedeniyle. Vatten marka suyu içtim, memnun kaldım, onu da söylemiş olayım.

Uzun, upuzun bir cadde olan Götgatan Caddesi her daim sürprizlere açık. Stockholm seyahati denince olmazsa olmazlardan. Burayı bir turlayın. Södermalm ve Östermalm bölgeleri daima hareketli. Östermalm biraz daha sosyetik diyebilirim.

Stampen Bar, Stockholm gezi rehberi birinci bölümünde bahsettiğim, kendi kaldığım hostelin az ilerisinde kalıyor, şehrin tarihi merkezi Gamla Stanın tam ortasında. Jazz ve Blues tarzı canlı müzik yapılan popüler bir mekan.

Ancak burasının pazar günleri kapalı olduğunu eklemeliyim, ona göre bir planlama yapın. Bir akşamınızı kesinlikle burada değerlendirmeye çalışın.

Evet, Stockholm gezi rehberi burada sona eriyor. Visit Stockholm isimli web sitesinden şehirle ilgili daha ayrıntılı bilgiler alabilirsiniz. Ayrıca bitirmeden önce bir ipucundan daha bahsetmek istiyorum.

Stockholm Şehir Turu isimli sayfada, rehberli ve ücretsiz Stockholm turu hakkında detaylı bilgiler bulacaksınız. Burada günlük olarak düzenlenen ücretsiz Stockholm şehir turları yer alıyor.

Üstelik herkesin katılımına açık olan bu turlar hava şartına falan da bağlı değil. Yani sürekli yapılıyor. Yaklaşık 1,5 saat süren ücretsiz Stockholm turu İngilizce. İngilizce ile ilgili yazımı da buradan okuyabilirsiniz.

Stockholm gezi notlarını beğendiyseniz, yazımı arkadaşlarınızla paylaşmayı unutmayın lütfen. Sorularınızı ise her zaman olduğu gibi alttaki yorum kutucuğuna hiç çekinmeden yazabilirsiniz. En kısa sürede yanıt vereceğime emin olabilirsiniz.

Burada da Gezivita İnstagram hesabım var: Gezivita Instagram

Stockholm seyahati düşünen herkese şimdiden iyi yolculuklar diliyorum. Bir başka yazıda ve bir başka ülkede tekrar görüşmek dileğiyle!

(Stockholm gezi rehberi hazırlanırken yararlanılan kaynaklar:

  • Steven Roger Fischer, Dilin Tarihi, Çev. Muhtesim Güvenç, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2017
  • Thema Larousse

*Çevreye etik yaklaşımlar konulu bir makale: Çevre ve Etik Yaklaşımlar)

4 Comments

  1. Ayşen 24 Kasım 2017
    • Kaan Önem 26 Kasım 2017
  2. semi 24 Kasım 2017
    • Kaan Önem 26 Kasım 2017

Leave a Reply